Agne Marija Silkinaite: From symbol to metaphor: immemorial archetypes and modern sacrum / Sembolden metafora: çok eski arketipler ve modern sakrum

Text/Metin: Oskar Сzapiewski

Agne-Marija Silkinaite is an artist whose main forms of expression include computer graphics, tempera painting and etching. The artist skilfully applies techniques, adapting the medium to the subject of the series, thus creating her distinctive style. The paintings weave archetypal religious patterns into the fabric of the modern, technocratic world, pointing to the obsolescence of the division between the tangible and the transcendent, the measurable and the uncountable, the substantial and the idealistic.

Agne-Marija Silkinaite, ana ifade biçimleri arasında bilgisayar grafikleri, tempera boyama ve gravür bulunan bir sanatçıdır. Sanatçı, teknikleri ustalıkla uygulayarak, ortamı serinin konusuna uyarlayarak kendine özgü bir üslup yaratıyor. Resimler, modern, teknokratik dünyanın dokusuna arketipsel dini kalıplar örerek, somut ve aşkın, ölçülebilir ve sayılamayan, maddi ve idealist arasındaki ayrımın geçerliliğini yitirdiğine işaret ediyor.


Mechanistic body: the uncanniness of machines / Mekanik gövde: makinelerin tekinsizliği 

One of the artist’s most interesting series is the 2018 ‘Technology’ cycle. The paintings, painted in tempera (a technique often used in medieval religious painting), are colourfully reminiscent of some shots from Andrei Tarkovsky’s screen adaptation of ‘Solaris’. An interpretative thread can be woven between Lem’s work and Agne-Marija Silkinaite’s cycle — one of the novel’s motifs is psychoanalytic uncanny (German: unheimliche); repressed love, represented by the constantly recurring body of the protagonist’s lover.

Sanatçının en ilgi çekici serilerinden biri de 2018 ‘Teknoloji’ döngüsü. Tempera (ortaçağ dini resimlerinde sıklıkla kullanılan bir teknik) ile boyanmış resimler, Andrei Tarkovsky’nin beyazperdeye uyarladığı ‘Solaris’ filminden bazı çekimleri rengarenk bir şekilde anımsatıyor. Lem’in çalışması ile Agne-Marija Silkinaite’nin döngüsü arasında yorumlayıcı bir bağ örülebilir – romanın motiflerinden biri psikanaliz tekinsizliğidir (Almanca: unheimliche); Kahramanın sevgilisinin sürekli tekrarlanan bedeni tarafından temsil edilen bastırılmış aşk.

“Technology” series, 2018 / “Teknoloji” serisi, 2018
PVA tempera hardboard, 123×138 / PVA (Polivinil Asetat) tempera sunta, 123×138

The unnatural, uncanny reproduction of the human body is reflected in the set of machines depicted in the series: a woman in a half-capsule resembling a breast (‘Technology 1’), a pareidolic hardware (‘Technology II’) micro-robot resembling a spermatozoon (‘The First’) or the phallic shape of the inside of a capsule observed by a man in a spacesuit (‘Technology VI’) are just a few of the associations that the viewer can make when looking at the series. In this way, machines become tools in the service of the reproduction of the most primeval human drives.

“Technology I” 2018                                                                   “Technology II” 2018
PVA tempera hardboard, 123×138 / PVA (Polivinil Asetat) tempera sunta, 123×138 

İnsan vücudunun doğal olmayan, tekinsiz yeniden üretimi, seride tasvir edilen makine setine de yansıyor: göğsü andıran yarım kapsül içindeki bir kadın (“Teknoloji 1”), pareidolik bir donanım (“Teknoloji II”) mikro robot spermatozoona benzeyen (“İlk”) veya uzay giysisi giymiş bir adam tarafından gözlemlenen bir kapsülün iç kısmının fallik şekli (“Teknoloji VI”), izleyicinin diziye bakarken yapabileceği çağrışımlardan sadece birkaçıdır. Bu şekilde makineler, en ilkel insan dürtülerinin yeniden üretimine hizmet eden araçlar haline gelir.


Cosmogony and the elemental / Kosmogoni ve Elemental 

One of the artist’s main areas of interest is biblical parables. In her series ‘Tree of Knowledge of Good and Evil’, Agne-Marija Silkinaiterze takes the story of paradise from the Book of Genesis. However, the way she depicts the biblical story is divided by a gulf in relation to canonical representations (e.g. by Titian or Dürer). The tree of the knowledge of good and evil in this cycle is portrayed in a post-anthropocentric way — Adam and Eve are not present in any of the elements of the cycle, this tree is the central and only object depicted. Rather, these, constitute a rhizomatous organism, resembling a dynamic neuronal structure. (Could it be that man’s first dilemma about the nature of good and evil gives rise to thinking?). 

Sanatçının ana ilgi alanlarından biri İncil’deki benzetmelerdir. Agne-Marija Silkinaiterze, ‘İyilik ve Kötülüğün Bilgi Ağacı’ serisinde cennetin öyküsünü Yaratılış Kitabından alıyor. Bununla birlikte, İncil’deki hikayeyi tasvir etme şekli, kanonik temsillerle (örneğin Titian veya Dürer’inkilerle) ilgili olarak bir uçurumla bölünmüştür. Bu döngüdeki iyilik ve kötülük bilgisi ağacı, insan merkezlilik sonrası bir şekilde tasvir edilmiştir – Adem ve Havva döngünün hiçbir unsurunda mevcut değildir, bu ağaç tasvir edilen merkezi ve tek nesnedir. Bunlar daha ziyade dinamik bir nöronal yapıya benzeyen rizomatoz bir organizma oluşturur. (İnsanın iyinin ve kötünün doğasına ilişkin ilk ikilemi düşünmeyi doğurmuş olabilir mi?)

“Tree of Knowledge of Good and Evil I”, 2021               “Tree of Knowledge of Good and Evil II”, 2021 “İyiyi ve Kötüyü Bilgi Ağacı I”, 2021                                           “İyiyi ve Kötüyü Bilgi Ağacı II”, 2021.
etching, 35×38 / gravür, 35×38

Another intriguing series executed in the same technique is the ‘World Creation’ series. The nine etchings may allude to pre-Socratic concepts, according to which the arché is the primordial cause of being. Later philosophers identified this substance with the elements, e.g. water, earth, air, and fire. Modern physicists see it as the elements of atomic nuclei.

Aynı teknikle yapılan ilgi çekici serilerden bir diğeri de ‘Dünyanın Yaratılışı’ serisidir. Dokuz gravür, Arché’nin varlığın ilkel nedeni olduğunu öne süren Sokrates öncesi kavramlara gönderme yapıyor olabilir. Daha sonraki filozoflar bu maddeyi elementlerle özdeşleştirdiler; su, toprak, hava ve ateş. Modern fizikçiler onu atom çekirdeğinin unsurları olarak görüyorlar.

“World Creation” series, 2021 / “Dünya Yaratılışı” serisi, 2021
etching, 23×28 / gravür, 23×28 


Tackling the cosmogenic theme from these different perspectives demonstrates the author’s imagination; she seems to love oscillating between the realm of the collective imagination and her own vision, transforming well-worn symbols into original metaphors.

Kozmojenik temanın bu farklı perspektiflerden ele alınması yazarın hayal gücünü ortaya koyuyor; kolektif hayal gücü alanı ile kendi vizyonu arasında gidip gelmeyi, eskimiş sembolleri orijinal metaforlara dönüştürmeyi seviyor gibi görünüyor.

Content Provider / İçerik Sağlayıcı: Darico Hasaya
Redaction / Redaksiyon: Serkan İncu