Text: Dominic Blake
Includes Turkish translation

Emerging U.K. based Chinese artist Keer Zhang follows in a rich tradition of Taoist art dating back to the Eastern Jin Dynasty which flourished some 2,000 years ago, bearing witness to the unification of Taoism from its philosophic roots to a more formalised religious doctrinal practice.

Through her exhibitions of recent installation art and painting (notably ‘Without Space’ at CSM Gallery and ‘(UN)DONE’ at Hypha Studios, both in London in 2022/3 respectively), Zhang revealed herself to be an artist of great versatility. Deftly weaving together narratives of gods and beasts, the dichotomous relationship between spirituality and materialism and of environmental crisis and protectionism.

İngiltere merkezli, gelişmekte olan Çinli sanatçı Keer Zhang, yaklaşık 2000 yıl önce gelişen Doğu Jin Hanedanlığı’na kadar uzanan zengin bir Taocu sanat geleneğini takip ediyor ve Taoizm’in felsefi köklerinden daha resmileştirilmiş dini doktrinsel uygulamalara doğru birleşmesine tanıklık ediyor.

Son dönemdeki enstalasyon sanatı ve resim sergileriyle (özellikle 2022/3’te Londra’da CSM Gallery’de ‘Boşluksuz’ ve Hypha Studios’ta ‘(UN)DONE’), Zhang çok yönlülüğe sahip bir sanatçı olduğunu ortaya koydu. Tanrılar ve canavarlarla ilgili anlatıları, maneviyat ve materyalizm ile çevresel kriz ve korumacılık arasındaki ikili ilişkiyi ustaca bir araya getiriyor.

Although often playful, imbued with a naïve stylistic sensibility, Zhang’s work represents a powerful and timely polemic calling for a renewed sense of hope in a world that has lost its way.  Channelled through the prism of Lao Tzu’s visionary treatise the Tao Te Ching, the artist appeals to humanity to find it, breaking the bonds of ignorance that have caused people to conspire against themselves.

Çoğu zaman şakacı olmasına ve naif bir üslup duyarlılığıyla dolu olmasına rağmen Zhang’ın çalışmaları, yolunu kaybetmiş bir dünyada yenilenmiş bir umut duygusuna çağrı yapan güçlü ve güncel bir polemiği temsil ediyor. Lao Tzu’nun öngörülü eseri Tao Te Ching’in prizmasından yönlendirilen sanatçı, insanların kendilerine karşı komplo kurmalarına neden olan cehalet bağlarını kırarak insanlığa onu bulma çağrısında bulunuyor.

Placing critical importance on the notion that humans and animals should live in equilibrium with(in) the universe, Taoism posits that their souls become one in harmonic resonance beyond death:
‘When the intelligent and animal souls are held together in one embrace, they can be kept from separating’ – Verse 10, Tao Te Ching (translated by James Legge, The Sacred Texts of China (Oxford: Clarendon Press, 1891). 

İnsanların ve hayvanların evrenle denge içinde yaşaması gerektiği fikrine kritik bir önem veren Taoizm, ruhların ölümün ötesinde uyumlu bir rezonansta bir olacağını öne sürer:
‘Zeki ve hayvan ruhları tek bir kucaklamada bir arada tutulduğunda, ayrılmaları önlenebilir’ – Ayet 10, Tao Te Ching (çeviren: James Legge, Çin’in Kutsal Metinleri (Oxford: Clarendon Press, 1891).

Preoccupied with the symbiotic nature of this connection and taking cues from the talismanic writing and ink paintings which reached maturity during the early development of Taoist esoterism, Zhang’s 2023 visual manifesto, ‘Hope’, speaks to her belief that ‘animals and humans share a divine spirituality and that animals play an important role in human religious life’.

Bu bağlantının simbiyotik doğasıyla meşgul olan ve Taocu ezoterizmin erken gelişimi sırasında olgunluğa ulaşan tılsımlı yazı ve mürekkep resimlerinden ipuçları alan Zhang’ın 2023 görsel manifestosu ‘Umut’, onun ‘hayvanlar ve insanların ilahi bir ortak paydaya sahip olduğu maneviyat ve hayvanların insanın dini yaşamında önemli bir rol oynadığı’ inancını dile getiriyor.

Keer Zhang, Hope, 2023 

Forming part of a wider body of work (‘Harmony between man and nature’) grounded in animation and sculpture that critiques the illegal trade in the hawksbill sea turtle, a clear statement of artistic intent comes into focus to ‘raise awareness about the importance of living in harmony with nature and supporting the protection of marine animals so as to bring to an end their ruthless killing’.

Şahin gagalı deniz kaplumbağasının yasa dışı ticaretini eleştiren, animasyon ve heykele dayalı daha geniş bir çalışmanın (‘İnsan ve doğa arasındaki uyum’) bir parçasını oluşturan, ‘Doğayla uyum içinde yaşamanın ve deniz hayvanlarının acımasızca öldürülmesine son vermek için korunmasının desteklenmesinin önemi hakkında farkındalık yaratmak’ için açık bir sanatsal niyet beyanı odak noktasına geliyor.

For Zhang, art performs a vital societal role as a mechanism via which debate may be stimulated and change may be realised.  Whether concerned with the conservation of endangered species or the individual pursuit of a moral existence, the act of creation itself has the power to illicit positive change.  However, Zhang’s emerging work is not merely restricted to an Eastern artistic approach, it is also inspired by contemporary Western traditions (so for example her painting ‘Extremely Loud and Incredibly Close’ (2023), a reaction to the 2011 film sharing the same title which recalls the early painting of Royal Academician Eileen Cooper).

Zhang’a göre sanat, tartışmanın teşvik edilebileceği ve değişimin gerçekleştirilebileceği bir mekanizma olarak hayati bir toplumsal rol oynuyor. İster nesli tükenmekte olan türlerin korunmasıyla ilgili olsun, isterse ahlaki bir varoluşun bireysel arayışıyla ilgili olsun, yaratma eyleminin kendisi pozitif değişimi teşvik etme gücüne sahiptir. Bununla birlikte, Zhang’ın ortaya çıkan çalışmaları yalnızca Doğu sanatsal yaklaşımıyla sınırlı değil, aynı zamanda çağdaş Batı geleneklerinden de ilham alıyor (örneğin, aynı adı taşıyan 2011 filmine bir tepki olan Kraliyet Akademisyeni Eileen Cooper’ın ilk resimlerini hatırlatan. ‘Son Derece Gürültülü ve İnanılmaz Yakın’ (2023) adlı tablosu)

Redaxion: Serkan Incu